Kışa Hazırlık

Havaların soğumaya başlaması, kış aylarına girişimizle birlikte hastalık mevsimi başladı. Peki, kış aylarını problemsiz ya da en azından daha hafif atlatmak mümkün mü?

 

Beslenme, uyku, fiziksel aktivite, psikolojik durum gibi birçok faktör hep birlikte bağışıklık sistemimizi destekler ya da zayıflamasına neden olur. Bu yüzden tüm bu basamakların kusursuz işlediğinden emin olmalıyız.

 

Beslenme bu işin en önemli kısımlarından birini oluştursa da gelin diğer adımları da gözden geçirelim.

  1.  
  2. Psikolojik Durum: Bazen ruhumuzu yeterince besleyemiyor olmak da bağışıklık sistemimizin baskılanmasına ve hastalıklara daha kolay yakalanmamıza davetiye çıkarır. Üzgün, keyifsiz, gergin, endişeli oluşumuz ya da depresyonda oluşumuz… tüm bunlar bağışıklık sistemini güçsüzleştiren negatif durumlardır. Hatta bu durumu kanıtlayan araştırmalar da mevcuttur. Çalışmalar sonucunda psikolojik baskı altındaki kişilerin enfeksiyona yakalanma riskinin daha yüksek olduğu bildirilmiş.
  3.  
  4. Uyku: Kaliteli ve yeterli uyku saatleri, güçlü bir bağışıklık sisteminin destekçilerinden birisiyken, yetersizliği de bağışıklığımızı savunmasız hale getirir. Uyku hormonu olarak bilinen melatonin aynı zamanda, vücuttaki toksinlerle ve serbest radikallerle mücadele eden bir antioksidandır. Bu sebeple yeterli uyku süresi (yaklaşık 7-8 saat) iyi bir bağışıklık sisteminin anahtar adımlarındandır.

 

  1. Fiziksel aktivite: Egzersizin bağışıklık sistemi üzerindeki etkisi egzersiz tipi, süresi ve yoğunluğuna göre farklılık göstermekle birlikte hafif ve orta şiddetli yapılan bir fiziksel aktivitenin bağışıklık sistemi fonksiyonlarını arttırdığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yüzden haftada 3-4 kez, 30 dk-1 saatlik egzersizler yapmak bu etkiyi destekleyecektir.

 

  1. Su tüketimi: Besinlerin gücüne geçmeden yeterli su tüketiminin etkisinden de bahsetmeden geçmeyelim. Özellikle de hastalık durumunda vücudun toksinlerden ve mikroplardan daha kısa sürede arınabilmesi için mutlaka yeterli miktarda su tüketilmelidir. Günlük tüketmeniz gereken su miktarını 33 ml × kg formülü ile hesaplayabileceğiniz gibi ortalama 2-2,5 litre su içmek standart olarak uygundur.

 

  1. Besinlerin Gücü: Beslenmede ilk kural her zamanki gibi dengeli ve çeşitli beslenmektir. Her besin grubuna yeterli miktarda yer verilen, her vitamin- minerali kapsayan çeşitlilikte bir beslenme planı güçlü bir bağışıklık sisteminin de destekleyicisidir. Ama bunun yanında özellikle bağışıklık sistemi ile ilişkilendirebileceğimiz spesifik besinler yok mu derseniz, tabi ki var.

 

Özellikle C vitamini zengini sebze ve meyveler- portakal, greyfurt, limon, mandalina, yeşil yapraklı sebzeler, omega-3 zengini balıklar, probiyotik gücü yüksek besinler- probiyotikli süt ve yoğurtlar, kefir, kırmızı renkli besinler-nar, berry çeşitleri, kaliteli hayvansal protein kaynakları- et, balık, yumurta-, A vitamini- hayvansal kaynakları yumurta sarısı, süt, tereyağı, karaciğer; bitkisel kaynakları ise koyu yeşil yapraklı sebzeler, havuç, balkabağı gibi turuncu sebzeler- , E vitamini- avokado, ceviz, badem, fındık, ay çekirdeği, yer fıstığı, çinko ve magnezyum yönünden zengin besinler güçlü bir bağışıklık sistemi için oldukça önemlidir.

 

C vitamini özellikle gribal enfeksiyonlarda oldukça etkili olan güçlü bir anti- bakteriyeldir. Suda eriyen bir vitamin olduğundan ve vücutta depolanmadığından düzenli olarak alımına dikkat edilmelidir. Sebze ve besinlerde bulunan C vitamininin doğrama ve pişirme yöntemleriyle büyük kayıplara uğrayabileceği de unutulmamalıdır. Bu yüzden yeneceği zaman doğranıp hızlıca tüketilmeli ve buharda ya da az suda pişirilmelidir.

 

Kırmızı meyveler ise içlerinde bulunan ve kırmızı rengini veren “antosiyanin” bileşeni ile bağışıklık sistemini güçlendiren, birçok hastalığı hatta kanser oluşumunu bile engelleyen oldukça etkili besinlerdendir. Yaban mersini, ahududu, böğürtlen, nar bu besinler arasında gösterilebilir.

 

Ayrıca sarımsağın da güçlü bir antioksidan etkisinin olduğunu belirtmek gerekir. Bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi içerisindeki “allisin” bileşeninden kaynaklanmaktadır. Özellikle çiğnendiğinde ve dövüldüğünde açığa çıkan bu bileşen gribal enfeksiyonlardan korunmada oldukça etkilidir.

 

Bugünlerde beslenmenizde bu besinlere daha sık yer vererek bağışıklık sisteminizi güçlendirebilir, hastalıklara meydan okuyabilirsiniz.

 

Sağlıklı günler dileriz.